Humus Perşembeleri
 
Humus’ta, Suriye takvimine göre haftanın altıncı günü olan perşembe günüyle ilgili birçok hikaye anlatılır. Bunlardan bazıları çeşitli sosyal 
etkinlikler vesilesiyle zaman içinde gelişmiş, bazıları ise birer bayram haline gelmiştir. Humus Perşembeleri adı verilen 7 perşembe günü, Ortodoks takvimine göre Şubat ayında başlar, Nisan ayında sona erer.
 
Bunlardan ilki “Kayıp Perşembe”dir. Şubat sonu ile Mart başı arasında, büyük perhizin başladığı “Papaz Pazartesisi” adı verilen günü takip eden Perşembe gününe denk gelir. Kayıp Pazartesi isminin, yılın bu dönemlerinde hava durumundaki dengesizlikten, belirsizlikten geldiği düşünülmektedir.
 
İkinci Perşembe “Şanune” yani“ Tutkulu Perşembe”, üçüncüsüyse 
“Mecnune” yani “Deli Perşembe” adıyla anılır ve bu ikisinin arasında kalan haftaya “Koca Karı Haftası” denir. Yılın bu zamanında esen deli rüzgarlar ve rüzgarın çıkardığı uğultunun tüm şehrin üzerinde dolaşması çok sayıda halk deyişine de konu olmuştur.
 
Dördüncü Perşembe’ye “el-kıtat” denir, yani “Kedilerin Perşembesi” ve adını kedilerin çiftleşme zamanından alır.
 
İlk dört Perşembe için herhangi bir özel kutlama veya etkinlik yoktur. Geriye kalan üç Perşembe ise doğayla daha yakından alakalı olduğundan, 
kutlamalar ve şenliklerle geçer.
 
Beşinci Perşembe, “Kızlar Perşembesidir”. Eski zamanlarda Humuslu genç kızlar o gün kırlara çıkar, topladıkları mevsim bitki ve çiçeklerini suda ıslatır, sonra o suyla saçlarını yıkarlarmış. Genç erkeklerse aynı gün kalenin üst tarafındaki “Şans Kuyusu”na çıkar, kuyuya taş atıp o yılın kendilerine nasıl bir şans getireceğinden haberdar olmaya çalışırlarmış.
 
Altıncı Perşembe “Helave” yani “Tatlı Perşembesi”dir. Humus halkı o güne özel tatlılar, şekerlemeler yapar, aile ve yakınların mezarları ziyaret eder. Mezarlığa ziyarete giderken evde pişirdikleri Humus Helvası adı verilen renkli şekerleri yanlarına alırlar. Ayrıca mezarlara servi ve hurma ağacı 
fidanları dikerler.
 
Son Perşembe ise “Hocalar Perşembesi” anlamına gelen “Şeyhler 
Perşembesi” olarak anılır. Doğu Hıristiyan takvimine göre Paskalya’dan bir önceki perşembe gününe rastlayan bu gün, 19. yüzyılın ortalarından 
itibaren artık kutlanmaz olmuştur.
Metin: Lina ez-Zakaimi
 

 
Suriye’nin Mizah Başkenti Humus
 
Humus’ta mizah ve fıkra geleneği çok eski zamanlara dayanır. Tarih boyunca şehri ziyaret eden seyyahlar, Humus’tan 
yanlarında sayısız şaka ve fıkrayla dönmüş ve bunları 
seyahatnamelerine kaydetmişlerdir. Bu seyyahlardan Yakut El-Hamawi ve Ibnü’l Cewzi şehrin insanlarını “kesinlikle sersem ve aptal” olarak tanımlamıştır.
 
Humuslularla dalga geçilmesinin nedenlerinden biri her 
çarşamba Deliler Günü’nü kutlamalarıdır. Bu kutlamanın nasıl başladığı kesin olarak bilinmemektedir ancak bu konudaki çok sayıda 
senaryodan belki de en yaygın olanı, Humusluların Moğolları bir Çarşamba günü kandırması hakkındadır: Humus halkı, Moğol 
İmparatoru Timur’un Şam’ı ve başka şehirleri harap ettikten sonra,  şehirlerine doğru yol aldığını duyunca bir oyun oynar. Kentte yaşayan herkes kıyafetlerini ters giyer, ayakkabılarını omuzlarına asar. Şehrin kapılarını ardına kadar açarak korkusuzca metal bidonlarla çomak çalmaya başlarlar. Timur, askerleriyle şehrin kapılarına geldiğinde halkı bu halde görünce deliliğin 
lanetinden korkarak şehri almaktan vazgeçip yoluna devam eder. Diğer şehirlerde bu hikaye anlatılırken, Humus halkının o 
Çarşamba delirdiği, Timur’u öyle kandırdıkları söylentisi yayılmıştır.
 
Başka kaynaklara göreyse bu gün, Hıristiyanlık ve İslam’dan önce bölgedeki kutsal bahar ritüellerinin bir parçasıdır. İnsanlar bu Çarşamba günü, Perşembe günü kutlanan Yaratılış Günü’ne hazırlık yaparlardı. Bu gelenek Humusluların anılarında 
bugünlere kadar korundu.
 
Ayrıca Humuslu Roma kraliçesi Julia Domna’nın, komik ve eğlenceli hikâyeleri çok sevdiği ve meclisinde daima bu tür hikayeler anlatılmasını istediği de söylenir.
Metin: Lina Az-zakaimi
 

 
Şehrin Modern Tarihindeki Olaylar
 
- 1897 yılında Humus’ta ilk kadın derneği “Nur El-Afaf Kadın Derneği” adıyla kuruldu ve çeşitli insani yardım faaliyetlerinde bulundu.
 
- 1909 yılında Humus’ta on bin dokuma tezgâhı 
bulunuyordu. Bu tezgâhlar onu dokuma ve örgü sektörü açısından Suriye’nin en önemli şehirlerinden biri yapıyordu.
 
- 1918 yılında Kral Birinci Faysal şehre girdi ve 
Osmanlı’nın hükümdarlığının bittiğini ilan etti.
 
- 1932 yılında açılan Suriye’nin 17 üyeli ilk 
meclisinin dört üyesi Humus şehrindendi. Bu ilk meclisin ilk cumhurbaşkanı olarak seçtiği Haşim el-Attasi de Humusluydu.
 
- 1932 yılında Humus’ta elektrik dağıtım 
şebekeleri kurulmasına başlandı.
 
- 1934 yılında Humus’ta evlere temiz içme suyu 
ulaşmaya başladı.
 
- 1947 yılında Humus’ta milli kütüphanenin açılışı gerçekleşti. Her türden kitabın bulunduğu kütüphanenin kitap sayısı on sene içerisinde farklı dillerden yirmi bin kitaba ulaştı.
Metin: Rim Lababidi